Başı sonu her yeri macera dolu bir tatildi
Sicilya turu.. Tur aslında Sicilya + Malta olarak alındı ancak blog ülke veya
şehir bazlı olarak kurgulandı, bu nedenle önce Sicilya tatilimizi
okuyacaksınız.
Barselona’dan döndüğümüz gece evimize
geçerek ertesi günü saat 16.00 sularında başlayacak olan Sicilya turu için
kıyafet ve valiz değişimini gerçekleştirdik, yattık, dinlendik.
Ertesi gün Atatürk Havalimanı THY
makinelerinden online biletimizi almaya çalıştığımız sırada her zaman yapılan
işlemi gerçekleştiremediğimiz için sıraya geçtik. Görevliye pasaportlarımızı
uzatmamızın ardından kendisi bize uçağın dolu olduğunu, check-in işlemleri
gerçekleştirilmediği için stand-by yolcu olarak sıraya alındığımızı bildirdi.
İşte tam da burada başladı maceraJ sonrasında acentenin (Jolly Tur) rehberi
ve THY arasında başlayan tartışmalar, uzun süreli konuşmalar, kendilerini haklı
sanan tur görevlileri ancak bunun karşısında inanılmaz centilmen THY
çalışanları vs vs… netice olarak uluslararası havacılık mevzuatı uyarınca
bayram veya özel günlerde havayollarının %10 oranında fazla bilet satma hakkı
olduğunu, THY’nin ise buna karşılık olarak stand-by da kalan yolculara mesafeye
göre tazminat ödediğini, 5* lı bir otelde konaklama + transfer ihtiyaçlarını
karşıladıklarını yaşayarak öğrendik. Yaklaşık 3 saatlik bekleme + tazminatı
peşin alma (kişibaşı 250.-EUR) ertesi günkü uçağa biletlerimizi değiştirme +
valizlerimizi ertesi günkü uçağa aktartma gibi işlemler neticesinde 29 Ağustos’ta
saat 16.00’da uçmak yerine 30 Ağustos 2017’de saat 06.30’da Katanya uçağıyla
başladık turumuza.
Otelimiz Art Hotel Capomulini Katanya
Havalimanına oldukça ters ve toplu taşıma ile ulaşmamızın mümkün olmadığı bir
oteldi. Gezmeye alışkın olan bir çift olarak ne yaptık? Rentalcars.com’dan bir
araç kiralamak zorunda kaldık. Zira ne tur görevlileri bizi aradı, ne araç
temin etmeyi ne de otele nasıl ulaşabileceğimizi açıklama zahmetinde bulundu.
Kendimize internetten minik bir Türkiye’de bulunmayan Clio kiraladık. (Minik
kavramı benim arabamla eş ancak kocamın karizmatik arabasının yanında gerçekten
de minik) Havalimanından aracımıza atladık, Tomtom (GPS) ve Yandex katkılarıyla
otelimize ulaştık. Otel bir sahil kasabası olan Capo Mulini’de yer alıyor. Oldukça
eski ama yaşına göre bakımlı bir otel, kahvaltısı da gayet iyiydi. Önceki
İtalya gezimize nazaran özerk bölge olsa da aynı İtalyanlar Sicilyalılar da..
Özellikle belirtmeliyim ki, Sicilya’ya tur
nedenimiz canım aşkımın “Godfather” tutkusudur. Hal böyle olunca tur
kafilesinden zaten kopmuş olan biz tur rehberinin verdiği programa sadık
kalarak ilk gün Savoca ve Taormina’ya gitmeye karar verdik. Kocam için
unutulmaz bir gündü. Filmin çekildiği Bar Vitelli, kiliseler, minicik köyün
sokaklarını gezdik. Onu bol bol fotoğraf çektim; mutluluğunu, yüzündeki
mutluluğu ve zaferi izledim. Aşk işte.. yazarken bile gülümsüyorumJ
Buradaki gezimiz bitince atladık
arabamıza, Taormina’ya… Taormina herkesin hayran kalacağına inandığım bir
şehir. Elit, huzurlu, havası mükemmel, tepeye, kayaların üzerine kurulmuş bir
inci resmen.. şans eseri bir park yeri bulduk ve hemen başladık kaybolmaya.. Ara
sokaklar, restoranları.. ahh Taormina.. ne yaşanır burada.. Hotel Metropole’un
restoranında şaraplar eşliğinde bir yemekle gecemizi sonlandırdık.
Akşam saatlerinde havalimanına varıp
arabamızı teslim ettikten sonra tur kafilesi ile tanışmamız sonucu bu turu
tamamlayıp Malta uçağında yerimizi aldık.
Maceralı olsa da güzeldi. Dipnot belirtmeliyim,
tabiki de Tatilsepeti ile bir avukat olarak davalık oldum. Elimi kolumu sarıp “Olsun
canım” diyececk halim yoktu. Naparsınız canım, avukata denk geldiniz siz de. Kolay
gelsinJ

Yorumlar
Yorum Gönder